Evi Kedilere Göre ​Düzenlemek08-12-2014

Sevgili kedi severler ve kedi sahipleri​, merhabalar! Bu kedianasi.com 'da ilk yazım, o nedenle heyecanlıyım.​

Uzun zamandır kedi sahibiyseniz zaten bu konuyla alakalı sorularınız/sorunlarınız ortadan kalkmıştır.
O nedenle de bu yazımız aslında daha çok yeni kedi sahipleri annelere yönelik diyebiliriz.

Şimdi öncelikle, kedi eve yerleşip de her yeri keşfetmeye başladığında karşılaşacağınız sorunlardan ilki;
- Yiyecek maddelerini kediden uzak tutmaktır.

Krakeri masanın üstünde bırakmaktan vazgeçeceksiniz yani, vazgeçmelisiniz.

Devamında, yiyecek maddelerini yüksek yerlerde ve üstü kapalı şekilde ​ya da dolapta ​muhafaza etmelisiniz. Buna, yemekleri açıkta bırakmamak, ekmekleri bez gibi tırmalayarak kolayca yırtılmayacak bir çantayla asmayı huy edinmek gibi davranışlar girebilir.

Yiyecek maddelerini ortalıkta bırakmamayı kendinize alışkanlık haline getirmelisiniz. Evinizde yaşayan diğer kişilere ya da yatılığa gelen misafirlere de bunu oturup üşenmeden bir bir anlatın :D Ortalıkta bırakılmış yiyecekler hem kedinize zarar verebilir (alerji vs.) hem de ileride obez bir kedi sahibi olabilirsiniz, ayrıca da kedinin tükürük, pati ve tüyünün bulaştığı bir yemeği kimse yemek istemez öyle değil mi? Bir de etrafa dağılmış çekirdek kabukları (çekirdek kasesini yerde unutmuştum), yerdeki ekmek kırıntıları (ekmekleri poşetle asmıştım ve poşeti delip ekmeğin köşesini yemiş Kiraz [küçük kızım]), yatağınızda tavuk kemikleri (çöpü kapamayı unutmuşum), yerlerde armut çöpleri (armudu yeyip çöpünü atmayı unutmuşum, fincanın içinde kalmış)... görmek istemiyorsanız bu alışkanlığı ​mutlaka ​edinmelisiniz.

- İkinci büyük kedi&eşya sorunu kıyafetlerdeki tüylerdir. Bunlar yapışkanlı (sitckerlı) rulolarla kolayca alınıyor. Bunun dışında da kedinizin renginde kıyafetler de alabilirsiniz. Örneğin benim birinci kedim pek fazla tüy dökmeyen siyah bir kedi ve tüyü sorun olmuyor. Fakat ikinci kedimiz Kiraz hanım bolca tüy döken gri beyaz bir kedi olduğundan mütevellit evde siyah giyen kalmadı, iyi de oldu içimiz açıldı​ fakat düz beyaz kıyafetleri de pek tercih etmiyoruz.​

- Üçüncü büyük eşya sorunu ​eşyalardaki ​tırmalamalar ki bence bu uzun bir yazı konusudur. Daha sonra yazılır diye tahmin ediyorum.

​- Başka bir ufak ama can sıkıcı nokta da, ortalıkta ayakkabı bağcığı, ip ya da telefon kulaklığı bırakmamanız. Direkt yutuyorlar ve kusamazlarsa sorun büyüyebiliyor. Bir de zaten her hafta kulaklık almak sizin kesenize de zarar. Ben kulaklıklarımı ufak kapaklı plastik kaplarda çantamda tutuyorum.​

- Diğer bir konu ise evdeki eşyaların kedilere göre ayarlanması.
Yani bi kere eve incik cincik, kırılacak​,​ ufak biblolar almayı bırakmalısınız :D Zaten kedi sayesinde o biblolar bir süre sonra azalarak bitiyor.

​- ​Bir diğer ​önemli ​nokta da evdeki büyük eşyaların yerleri. Kediniz o mobilyanın üstüne çıkacak bir kere, onu bilin. Bundan dolayı oluşacak kazaları da önceden görüp ​kısmen​ önleyebilirsiniz. Misalen, dolabın üstüne çıktığında arkasına düşme ihtimali olabileceğinden dolabı duvardan yaklaşık bir karış öne ​ve yana ​çekmelisiniz. Bunu size tecrübeme dayanarak yaz​ıyorum :)

Bir akşam işten eve döndüm evde garip bir durum var, sıra dışı bir sessizlik. Odama gittiğimde 3 kapaklı büyük eşya dolabının ​ortaya çekilmiş olduğunu gördüm ve duvarda pati izli kirler vardı. Birisi, birisi derken bir kedi, bildiğin duvarı kazarcasına pis patileriyle tırmalamış ya da duvara tırmanmaya çalışmıştı. Meğersem kardeşim eve geldiğinde Mavi'nin (siyah renkli erkek kedim) ağlama sesini duymuş ilk. Mavi​,​ pel​u​ş oyuncağımız sayın yılan Tıslak ile dolabın üstünde boğuşurken ​Tıslakla birlikte ​arkaya düşmüş ve çıkamamış. Çünkü hikmetsiz annesi olarak ben, dolabı rahat kullan​a​yım yerden de tasarruf ediyim derken arkasında bo​şl​uk bırakmamış hatta bir de çapraz dayamıştım duvara. Tabi Mavi de bu alana düşmüş ve çıkamamıştı. Neyse ki büyük bir yaralanma yoktu, birkaç pati sıyrılması ve duvar kazmaktan dibine kadar ​gitmiş tırnaklar dışında.

Siz de böyle kötü şeyler deneyimlemek istemiyorsanız, büyük eşyaların arkalarını ve yanlarını ​en az ​birer karış aralık bırakın. Üstlerine çıkabilecekleri yerlere kaygan şeyler (dergiler vs.) bırakmamanızı da öneririm, kediniz şifonyerin üstüne sıçradığında dergiye basıp ​kayarak cumburlop aşağı uçmasın :) 

Yine, camları açık bırakırken kediniz oradan aşağı bakmak o anda bir kuş geçerse de ona atlamak isteyecek, o bir kedi ​b​unu bilin​, önceden görün ve önüne geçin. O cama sineklik yaptırmalı ya da perdeye yastık dayamalısınız. En kötü ihtimalle kediyi odadan çıkartmadan cam açmayın.​

Yukardan az açılan camlar da çok tehlikelidir.

Böyle şeyleri önceden görmeyi zamanla öğreneceksiniz.

Kedinizle sevgi ve huzur dolu günler diliyorum.​

Etiketler: ,

Yorumlar
Kedi Babası 2014-12-08 15:12:54

vasisdas ismi verilen açılma şekline güvenmemekte fayda var. bu şekilde açılan pencereler bile kediler için tehlikeli olabiliyor. bizim sıpaların teki kendi patısını bunun arasına sıkıştırdı, diğeri ise bu aralıktan bahçeye kaçtı. biz vu tip pencerenin tepesine ikea'da satılan çocuk güvenlik zımbırtılarından alıp taktık ve daha az açılarak kedinin kaçamayacağı bir opsiyon oluşturduk

Deniz 2014-12-10 14:43:53

Biz de teker teker düştük pencereden, neyse ki ev önden 2. katta ve kalıcı bir şey olmadı. Tabi Mavi oğlan ilk düştüğünde dudağını patlattı ve kan nereden geliyor bulana kadar üç buçuk atıp Pazar sabahın köründe veterineri de uyandırmıştık ziyadesiyle. Diğer kedi ebeveynleri bunları yaşamasın diye bu yazılar hep :)

Yorum Yaz
Copyright © 2014. All rights reserved. Alev Durmuşoğlu